Diaries of Amazon – Part 1

Please look below for english!

1. Gün:

Yoğun selden dolayı Lima’dan otobüsle çıkmak imkansızlaştı. Biz de beklemek yerine uçakla Iquitos’a gitmeye karar verdik. Sabah uçuşumuz çok erken olduğu için bir gün önceden gidip havaalanında uyumaya karar verdik. Uçuş vakti geldiğinde Mauro’yu çağırdılar. Bagajında kamp ocağı olduğunu ve onu çıkartması gerektiğini söylediler. Bu işlemi yaparsa bizim uçağa yetişemeyeceği için bir sonraki uçuşla gelmesi gerekiyordu. Amazonlara tek başıma ayak basacaktım. Onu havaalanında bekleyeceğimi söyleyip uçağa bindim. İndiğimde ise kaldığımız yerde internete girmemiz için bize cep telefonu getirecek bir çocukla buluşmam gerekiyordu. Uçaktan inince onunla buluştuk ve beraber Mauro’yu beklemeye başladık. Gece hiç uyumadığım için beklerken iki saat uyumuşum.

Mauro’nun da gelmesiyle bir mototaksiye atladık ve gideceğimiz köye bizi götürecek teknelerin olduğu limana gittik. Liman, bir pazarın dibinde. Pazarda tanıdığım tek meyve ise muz. Hepsi Amazonlar’da yetişen sebze ve meyveler. Ayrıca pazarda bir sürü yöresel yemek satılıyor. Timsah etinden tutun da tuza banılıp yenilen acayip bir meyveye kadar her türlü acayiplik var. Karnımız aç olduğu için kendimize yiyebileceğimiz bir şeyler bulduk. Onları yerken teknenin kalkmasını beklemeye başladık.

IMG_8795

Limanın yanında derede yüzen, suda oynayan bir sürü çocuk vardı. Hepsi de o kadar mutlu ki. Size göre hiçbir şeyleri yok. Üstüne ayağınızı bile sokmayacağınız bir deredeler. Ama onlara göre çok şeye sahipler.

HPOW9559.JPG

Tekneye bindik. Bizi karşılayan çocukla vedalaştık. Amazonların ortasından dereyi yararak kalacağımız köye doğru gitmeye başladık. Gittiğimiz yer Amazonlar’ın ortasında bir iyileştirme merkezi. Sahibi İsveç’li bir adam. Yerin sorumlusu ise bir şaman. Müşterilerin kalması planlanan bungolovlar, bir ana bina ve seramoniler için yapılmış bir tapınak var. Fakat daha tam bitmiş değil. Planımız burada iki hafta kalmak. Bu süre boyunca ben köydeki çocuklara ingilizce dersleri vereceğim gönüllü olarak. Ana evde de şaman ve çocukları ile hep beraber kalacağız.

Yaklaşık iki saat sonra Santa Maria adlı köye vardık. Dere kenarından ormanın içine yirmi dakika yürüyerek kalacağımız yere ulaşmamız gerekiyordu. Arjantin Cordoba’da daha önce beraber çalıştığım arkadaşım Nadege aynı yerde gönüllü olarak kalmıştı. O yüzden biz gitmeden tüm yol tariflerini bana iletti. Sırtlandık çantaları, yola düştük. Geldiğimizi gören köylülerin hemen hepsi bizi selamlamak için limana geldiler. Arkadaşım gitmeden önce benim yeni ingilizce öğretmeni olarak geleceğimi söylemişti. Hepsi geldiğimiz için çok mutluydu bu yüzden.

Ormanın içine dalıp yürümeye başladık. Yağmur ormanlarının tam ortasındaydık. Bir Arjantinli, bir Türk, iki koca çanta. Yolda kimi gördüysek selam verdi, gülümsedi. Yol çetindi. Sürekli yağmur yağdığı için göl gibi su birikintilerinden geçiyorduk ve çamurum içindeydik. Her yerde sivrisinek vardı ve daha beş dakika olmadan on ısırığım vardı. Tam varmak üzereydik ki Mauro geçtiğimiz bir gölcüğe düştü. Pasaportu dahil her şeyi sırılsıklam. Eşyaları geçirmesine yardım ettim. Beş dakika sonra vardık. Her yerimizde sinek ısırığı, üstümüz çamur. Mauro’nun tüm eşyaları sırılsıklam.

IMG_8809.JPG

Bizi şaman karşıladı. Geleceğimizden haberi vardı. Kalacağımız eve girdik. Koca bir çatısı olan ahşap geleneksel bir ev. Yerlerde yer yatakları, üstlerinde sineklik, tuvaleti ve banyosu dışarıda. (Seda Sayan stayla) Elektrik yok, internet yok. Ocağımız ve suyumuz var. (İyi ki)

Biraz sohbet ettikten sonra uyumak için hazırlandık. Yer yatağının biri boştu. Işık olmadığı için duş işini yarına bıraktık. Yatağın üstündeki sinekliği kapatıp içeride kalanları öldürdük. Anında uyumuşuz.

2. Gün:

Sabah dokuz gibi gözlerimi açtım. Hemen duşa girdim ve sinek ilacı sürdüm. Ben bunu yapana kadar yine on ısırık yedim. Çamaşırlarımı yıkamam gerekiyordu. Şamanın beş çocuğu var. Onlara sordum. Suyun nerede olduğunu söylediler. Aldım bir leğen çamaşırlarımı yıkadım. Astım.

Ama kendimi iyi hissetmiyordum. Boğazım şişti. Başım dönüyordu. Yanımda olan ilaçlardan aldım. Şaman hemen neyim olduğunu sordu. “Gel, bakalım neyin var” dedi. Beni önüne oturttu. Güzel kokulu bir yağdan yüzüme, başıma sürdü. Yapraklardan yapılmış süpürgesini aldı. Sihirli bir şarkı söylemeye başladı. Ritme uygun olarak da süpürge ile hafifçe başıma vuruyordu. Tedaviyi bitirdi, ateşim olduğunu ve ilacım varsa almam gerektiğini söyledi. Daha sonra “Senin dört ayahuasca seramonisine ihtiyacın var. 8 de bu tedaviye. Çok yorulmuşsun gezmekten, ruhunu ve bedenini temizlemen lazım” dedi. Zaten buraya geliş amacımızdan biri de ayahuasca iksirini denemekti. Ama buna ihtiyacım olduğunu düşünmemiştim. İlk seramoniyi bugün, diğerlerini ise bir gün arayla yapalım dedi.

Şaman haklıydı. Çünkü 6 aydır gezmekten yorulmuştum. Son zamanlarda aileme de söylemiştim bunu. Kötü anlamda değil. Ama sürekli yer değiştirmek ne kadar keyifli olsa da dizi zihnen ve bedenen yoran bir şey.

Daha sonra sınıfımla tanışmaya ve ilk dersimi yapmaya gittim. Mauro da bana eşlik etti. Ders tekneden indiğimiz yerde köy merkezinde açık bir alanda yapılıyor. Biz derse giderken önümüzü çılgın bir alman kesti. Yeni ingilizce öğretmeni kim diye sordu. Benim dedim. “Ben de gelebilir miyim derslere, ispanyolcamı geliştiririm” diye sordu. Tabii ki dedim. O da bizim gibi köyde kalan az sayıdaki gezginlerden biriydi. Belli ki ingilizce konuşacağı insana hasretti.

17692251_10155151812958200_871894080_o.jpg

Öğleden sonra:

İkinci günden seramoniyi yapmak istemedik. Hem şamana güvenmek hem de ortama alışmak istiyorduk. Kaldığımız evde elektrik olmadığı için saat 8 gibi yattık. Bir gün öncesinin yorgunluğu hala devam ediyordu.

3. Gün:

Bugün kendimi daha iyi hissediyorum. Yiyecek bir şeyleri köyden alırız diye düşünmüştük ama sel dolayısıyla köyde yiyecek falan yoktu. Çürük elmalarla, yumurtaları saymazsak tabii. Sabahtan ders öncesi Iquitos’a gidip alışveriş yapmaya karar verdik.

Ayrıca evde ilk gün çocuğun bize verdiği telefonla internete gireriz diyorduk. Ama hiç sinyal aldığı yoktu telefonun. Bu yüzden internete girip ailelerimize bir süre iletişim kuramayacağımızı haber vermek istedik.

WEJY1068.jpg

Şamanın oğullarından biri biz gelmeden önce kaza ile şamanın tüfeğiyle vurulmuş. Mermi ağzını sıyırıp geçmiş ama hala açık yarası vardı. Oğlu için antibiyotik ilaç almamızı rica etti. Tekneye atladık. Iquitos’a vardık. Ama tekne akıntıya karşı gittiği için çok geç varmıştık. Hızla alışverişi yaptık. Ailelerimizle konuştuk ve geri döndük.

Köye vardığımızda bir saat geç kalmıştım. Tüm öğrencilerim ise beni bekliyordu. Kendimi çok kötü hissettim. Bu çocukların bir şeyler öğrenebilmek için tek şansı benim. Öğrenmeyi o kadar istiyorlar ki beni bir saat beklemişler. Şehirli bir çocuğun bir saat öğretmenini beklediğini düşünün. Üstelik zorunlu ders bile değil. Sınıfımla daha da yakın bağlar kurmaya başladım.

17622206_10155151813048200_1839940638_o.jpg

Ders sonrası eve geri döndük. Akşam 21:00’de Ayahuasca seramonisini yapacaktık. Gergindim. Doğru düzgün bir şey yiyemedim. Kuvvetli bir bitki karışımı içeceğimi biliyordum. Ama ne yaşayacağımı bilmiyordum.

Zaman gelince herkes bir yer yatağına oturdu. Yanımıza kusarsak diye leğenler. Şaman dualarla açılışı yaptı. Sırayla hepimiz Ayahuasca’dan içtik. Tadı iğrençti. Sanki bir avuç sigara yiyor gibiydim. Seramonide ben, Mauro ve şamanın oğlu da vardı. Şamanın da Ayahuasca’dan içmesiyle beklemeye başladık.

Gözlerimi kapattım. Zaten elektrik olmadığı için karanlıkta oturuyorduk. Etkisini beklemeye başladık. Beş dakika. On dakika. On beş dakika. TAK! İnanılmaz sert geldi etkisi. Bir anda aşırı hızlı ve renkli görüntüler gözümün önünde akmaya başladı. Görüntüleri kontrol edemediğim için kusmaya başladım. Şaman kötü görüntüler görüp gerildiğimi anladı. Bana sakin olmamı söyleyip ritmik şarkısıyla kötü görüntüleri kovmaya başladı.

Vücudumun kontrolünü kaybettim. Bir sürü şey görüyordum. Uzandım. Görüntüler akıyordu. Zaman ve derinlik algımı kaybettim. Şamanın şarkısı bazen sağdan, bazen soldan, bazen ise arkadan geliyordu. Ama aslında şaman sabitti. Oynayan benim algılarımdı.

Tuvalete gitmem gereken o muhteşem an geldi. Ama hiçbir şey görmüyordum. Çok karanlıktı. Çok zor kalkabildim. Bacaklarımı zor kontrol ediyordum. Yeni doğmuş bir ceylan gibi titriyordum. Kalktım, yürümeye başladım. Ama banyodan çok alakasız bir yere yürümüşüm. Kendim bulamayacağımı anladım ve “Tuvalete gitmek istiyorum, biri bana yardım edebilir mi?” dedim. Mauro zar zor kalkıp yanıma geldi. Beni banyoya götürdü.

Artık duyularımı kontrol edebiliyordum. Görüntüleri değiştirebiliyordum. Derinlik algım kısmı olarak geldi. Hala sarhoş gibiydim. Tek büyük sorun banyodan çıkamıyordum. Yatağa gidip uzanmak istiyordum. Ama yatağım çok uzaktı. Banyodan çıksam ve tekrar tuvalete gitmem gerekse vücudumu kontrol edebilir miyim hiç emin değildim.

Mauro arada gelip iyi miyim diye soruyordu. Ben iyiyim de alt kısım iptal hahaha. Ne kadar zaman geçti bilmiyorum. Sonunda çıktım. Mauro’ya sarıldım. “Gökyüzüne bak” dedi. Pasparlak yıldızlar. Ormanın sesi. Doğayla, tüm ormanla, evrenle bütünleşmiştim. Her şeyi duyuyor ve hissediyordum. Asla korkmuyordum.

Kendimi çok sevdiğimi düşündüm o anda. Daha önce hiç düşünmemiştim. Kendimle barışıktım. Hayatımda olduğum yerden mutluydum. O yüzden gördüğüm görüntülerin bir yerinde hep ben vardım. Gülen Hazal. Dans eden Hazal.

Artık yatağa gitmeye hazırdım. Mauro ile el ele yataklarımıza gittik. Çünkü hala sarhoş gibi yürüyorduk. Etkisi biraz azalsa da altı saat geçmesine rağmen beynim ışık hızıyla çalışıyordu. Düşünceler durmadan akıyordu. Şaman seramoniyi bitirmişti. Şarkı söylemiyordu. Benim bu çılgınca akan düşünceleri düzenlemek için müziğe ihtiyacım vardı. Kulaklığımla müzik dinlemeye başladım. Artık yorulmuştum. Altı saattir bu haldeydim. Etkisi geçsin diye beklemekten başka yapacak bir şey yoktu. En sonunda sabaha karşı uykuya daldım. Çok az uyuyabildim ama uyudum.

4. Gün:

IMG_8833.JPG
Ayahuasca sonrası hayata tutunmaya çalışıyoruz.

Kalktığımda hala boşlukta gibiyim. Etkisi az da olsa devam ediyor. Şamana diğer seramonileri yapmak istemediğimi söyledim. Hayatımda bir daha yapacaksam bile zamana ihtiyacım var. Şaman bana deneyimimi sordu. Kötü görüntü hiç görmediğimi, her şeyin güzel geçtiğini söyledim. Ama fiziksel olarak bu kadar etkilenmek hoşuma gitmemişti. Tuvalette durmaktan seramoninin bir kısmını kaçırmıştım.

Şamanla biraz konuştuk. Bir şeyler atıştırdık. Çay yapıp sigarayla içtik. İçi boşaltılıp pamukla dolduran hayvan ölüsü gibiydik. Leş gibiydik. Duş almam gerekiyordu. Ama bu boşluk halinde aşırı mutluyduk. İyi kötü ne varsa dün kusmuştuk hepsini. Hem bedenen hem zihnen. Hala kendime gülüyordum. Tuvalet diye kalkıp tam tersi yöne gitmem. Saatlerce tuvalette kalmam.

Duş aldım. Şimdi daha iyiyim. Sabahtan beri durmadan yağmur yağıyor. Ne de olsa yağmur ormanlarındayız. Ben kalemimden deftere bu satırları yazıyorum. Mauro ise karşı yatakta sakinbir müzik açtı, çizim yapıyor. Bugün de çocuklarla dersim var. Nasıl o kadar yürüyeceğim? Nasıl ders vereceğim? Bilmiyorum. Ama yapacağım.

Öğleden sonra:

Çok zordu. Yirmi dakika yol yürümek, üstüne bir şeyler anlatmak. Hem ispanyolca hem de ingilizce konuşmak. Üstelik ikisi de kendi dilim değilken. Ama zor olsa da yaptım.

Bizim deli alman kız da geldi. Farklı ama iyi göründüğümü söyledi. Herhalde farklıydım. Kafam hala güzeldi. Dersten sonra Alman arkadaşın kaldığı bota gittik. Köydeki diğer yabancılarla tanıştık. Hepsi güleryüzlü. Sohbet, muhabbet birkaç saat geçirdik. Köyün çocukları ise sahilde top oynayıp derede yüzüyordu. Yavaştan hava kararmaya başladığı için Mauro’yla dönüş yolunu tuttuk.

Şaman hasta oğlunu hasteneye Iquitos’a götürmüştü. Bu gece yoktu. Biz de akşam yemeği yedik, çay içtik. Daha sonra yatakta kitap okuyup uykuya daldım.

5. Gün:

17693144_10155151813158200_665631399_o

Bugün Marcial’ın (şaman) aramasıyla uyandık. Oğluna hastanede operasyon yapmışlar. 150 Sol’e ihtiyacı vardı, bizden istiyordu. Biz de bizde para olmadığını söyledik. Yalan değildi. Oğlunun ilacı için cebimizden 50 Sol zaten vermiştik. Benimse param azalıyordu. Bu yüzden Kolombiya’da kesin iş bulmam lazım diye düşünüyorum. Bir yandan Marcial ve çocuklar için üzülüyorum ama elimden bir şey gelmiyor.

Kaldığımız yerin sahibi Kosta Rika’ya gidiyor. Orada pasaportu da dahil her şeyini çaldırıyor. Bu yüzden bir aydır Peru’ya dönemiyor. Giderken de bu aileye ne para bırakmış ne pul. Şamanın tek geliri seramoni. Müşteri yoksa parası da yok. Beş çocuğu var. Çocuklar neredeyse hiçbir şey yemiyor. Yiyecek alacak paraları bile yok. Aldığımız yemekler ortada kalırsa onlar da yiyor ama biz de kendimize tam on günlük yemek aldık. Onlar yerse biz açız. Bu yüzden yemeğimizi ayrı yerde tutmaya başladık. Ama onlar açken yemek yemek işkence olmaya başladı.

Köydeki çocuklara en azından iki hafta ders vermek istemiştim. Ama bu şartlarda daha fazla burada kalmak istemiyoruz. Dünyanın en kötü şeyi yardıma muhtaç birilerini görüp yardım edememek. Ayrıca bizden para istediğinde hayır dediğimiz için de daha garip bir hal aldı her şey.

Bugün son dersimi yapacağım. Pazar günü Iquitos’a gidip Leticia’ya giden bir gemi bulmaya çalışacağız. Cuma ve Cumartesi günü de köyün etrafını gezeriz dedik.

Devam edecek…

Day 1:

17668769_10155151812928200_1453942255_o

Because of the floods, it became impossible to take a bus to Pucallpa. So we didn’t wait for this and decided to take a flight to Iquitos. The flight was so early in the morning. We checked out from hostel and went to airport to sleep there.

When we were about to board, they called Mauro and said he had camping stove. As we didn’t have enough time, Mauro should have come with next flight. So I was going to Amazon alone. I was going to wait for him at the airport. When I arrived, I met with a guy who was going to give ıs a cell phone. So that we could connect to internet via this. We started to wait for Mauro together. I slept 2 hours while waiting him.

IMG_8799.JPG

After Mauro arrived, we took a mototaxi, we went to the port where we took a boat to the village we would stay. The port is near a marketplace. The only fruit that I know was banana there. All the vegetables and fruits were from jungle. In addition to that, there were a lot of street food like crocodile meat, a weird fruit eaten with salt. We were hungry. We found something to eat and started to wait for the boat.

Near the port there were a lot of children playing in the river. They were so happy. Most of you won’t put even your feet in this river. They don’t have anything for most of all. But actually they have a lot of things.

We took the boat and said goodbye to the guy who welcomed us. We started to go to the village by passing the Amazon river. We were going to a healing center in the jungle. The owner is from Sweden. There is shaman who is responsible of the place. There are little houses where the clients will stay. There is a big house in the center of the place and a temple for the Ayahuasca ceremonies. But the construction still continues. We are planning to stay here for 2 weeks. I will give english lessons to the children of the village in this time. We will stay with shaman and his children in the main house.

IMG_8805.JPG

After 2 hours we arrived to the village called Santa Maria. We had to walk 20 minutes to inside of the jungle. My friend Nadege, with whom I worked in the same hostel in Cordoba, Argentina, stayed here before. She told me the directions to find the place. We took the backpackers and started to walk. The villagers that saw us coming came to say hi to us. My friend told them I was coming as new english teacher. So all of them were very happy.

We went in the jungle. We were in the middle of rain forest. An Argentine, a turkish, two big backpacks. Everyone saluted us on the road. The road was hard to walk. As it rains always, there were little lakes on the road or it was muddy. There were a lot of mosquitos and in ten minutes, they bit me thousand times.
We were about to arrive. And Maıro fell down while we were passing a lake. His everything got wet, including his passport. I helped him to pass. After 5 minutes, we arrived to the places.

17670807_10155151810488200_284824337_o.jpg

Shaman welcomed us. He had already known we were coming. We entered to the house. It is a big traditional house. Beds are on the floor with mosquito nets above. There is no electricity in the house. The bathroom and the shower is outside. We have kitchen and running water.

After chatting a little, we went to sleep. One of the beds was free. We decided to take a shower tomorrow. Because it was all dark. We closed the mosquito net and killed all of them being inside. We slept in a few seconds.

Day 2:

I woke up at 9:00. I took a shower and used mosquito protection. But until I dressed up, they already bit me again. I had to wash my clothes. I asked to the children of shaman for the water. They showed me and I washed my clothes on my hand and hang them.

But I was feeling bad. My throat was sore. I was a little dizzy. I took pills that I had. Shaman asked me what was wrong. He wanted to look how I felt. I sat down in front of him. He put a good smelling oil on my head. He took his whisk made of leaves. He started to sing a song and lightly hit my head with that whisk. He finished the treatment. Later he told me that I was so tired because of traveling and I needed 8 treatment like that and 4 ayahuasca ceremonies. One of our purpose to come here was to try Ayahuasca. But I never thought I need this. He said we would do the first ceremony today and later the other ones.

17670854_10155151813103200_2079433882_o.jpg

He was right. Because I got tired to travel for 6 months. I told that to my family as well. But it is not a bad way. I will keep going. But even if it is a lot of fun, traveling around without resting is a tiring for your mind and body.

Later I went to meet my students and to give my first class. Mauro accompanied me as well. The class is given in a open place where we took off from boat. While we were going to class, a crazy german girl saluted us and asked me if she could come to the classes as well. She was a traveler staying in this village like us. She wanted to improve her spanish and she is probably bored to be alone here.
Afternoon:

We didn’t want to do ceremony on our second day. Because we want to trust in shaman and get used to the place where we stay. We went to sleep at 20:00 pm. Because there is no light in the house. So sleeping is the best. And we are still tired from yesterday.

Day 3:

I am feeling myself better today. We thought we could buy something to eat in the village. But because of the floods there were nothing in the market. So we decided to go to Iquitos before my class. We were thinking to connect to internet with the cell phone that the guy gave us. But we couldn’t connect with it. So we want to inform our families that we don’t have internet for 10 days.

One of the sons of shaman was shot from his mouth before we arrived there. The wound is not so big. But still he needs help. So shaman asked us if we could buy some medicine for his son. We took the boat going to Iquitos. We arrived Iquitos late. So we had to rush to do all these. We did shopping, talked with our families and took a boat going back.

When we arrived to the village, I was late for an hour. But all of my students were waiting for me. The only chance for learn something for them is me. They want to learn so much. They waited me for an hour. Imagine a city kid waiting for his teacher for an hour and this class is not obligatory! I felt myself so bad. But I was happy that I started to make a connection with my students.

After the class, we came back to home. We were going to do ceremony at 21:00 pm. I was nervous. I couldn’t eat so much. I knew I was going to take something strong. But I had no idea what I  would live.

When it was time, we made a circle around the shaman and everyone sat down in a bed. We prepared little basin in case of vomiting. Shaman opened the ceremony with his pray. We drank ayahuasca one by one. The taste was disgusting. It was like I ate a bunch of cigarettes.

We were sitting in the darkness. Because we don’t have electricity at home.I closed my eyes and started to wait for the effect. 5 min. 10 min. 15 min. BOOM! The effect came like a bomb. I started to see lots of colorful images and they were coming so fast and close to me. So I puked. Because I couldn’t control them. Shaman understood that I was seeing bad images. He started to sign to me and get rid of these images. He told me I should stay calm.

I lost control over my body. I was seeing a lot of things. I laid down. The images were flowing. I lost my sense of dimensions, like time and depth. I was hearing the song of shaman. The sound was coming behind, from right and left, sometimes from front of me. But of course shaman was standing in the same place, He wasn’t doing circles around me as I heard.

The time came for me to go to the bathroom. But I couldn’t see anything. It was so fucking dark and I lost my sighting ability also. I stood up. My legs were shaking like a new born dog. I started to walk but I went to totally wrong direction. I understood that I wouldn’t find the bathroom on my own. I cried: ¨Somebody can help me, I have to go to the bathroom!¨ So Mauro came to lead me. We went together.

I started to control my senses. I could change the images like playing with them. I gained back some part of my depth sense. I was still like drunk. I wanted to go the bathroom. But my bed was so far away. And I couldn’t be sure if I could control my body and not shit on myself. I stayed in the bathroom like hours I guess. Or I felt like that.

Sometime Mauro was coming and asking me if I’m okey. Yeah, I am okey. My ass is not ahaha. Final I came out of the bathroom. I hugged Mauro. He told me to look up to the sky. The stars were shining. Sound of the jungle. I was feeling so complete with the universe, the nature around us… I was feeling and hearing everything. But it wasn’t scary.

In this moment, I thought I love myself so much. I never thought this before. Not in this way. I am happy where I am in my life right now. Because of that I was seeing myself in the images always. Smiling Hazal. Dancing Hazal.

I was ready to go to the bed. Mauro and I went to the beds hands to hands. Becausewe were still like drunks. My thoughts still were flowing so so fast. It had been 6 hours. Shaman finished the ceremony after 4 hours completed. He wasn’t singing anymore. But I needed music to control my thoughts. I put my earphones to listen music. I spent like 3 hours more like that. It was almost morning. I fell asleep finally.

Day 4:

17693093_10155151812988200_291355842_o.jpg

When I woke up, I was still like flying in the air. The effect was almost gone. But it was still there, in my mind. Even if I will do it again, I need some time. Shaman asked me how I felt. I said to shaman that I don’t want to do the other ceremonies. I said I only saw good images, I never got scared. I felt so good. But it effected physically so much. I missed some part of ceremony because of being in the bathroom.

We talked a little more with shaman. We ate some snacks, drank tea and smoked. We were like stuffed dead animals. I was feeling empty but happy as well. I was so stinky. I took a shower. We were still laughing us. I stood up to go to bathroom and hit my head a wall and couldn’t find the bathroom when I was so high. It was funny to remember.

After taking a shower I felt better. It is raining today. Okey, we are in a rain forest. It is normal. I am writing these right now. Mauro is drawing something in his bed and put a nice, slow music. I have class today. I have no idea how I will go there and teach english. But I’ll do it.

Afternoon:

It was so hard. Walking 20 minutes, and teaching something, speaking english and spanish, not my mother tongue. But I did it. Our crazy german friend came to the class. She said I was looking different but good. Of course, I was different. I was still high. We went to the boat where she stays after the class. We met with the other foreign guys. They were very friendly. We spent some time with them. It was getting darker. So we came back to home. Shaman took his son to hospital today. They were in Iquitos. We ate some light dinner and slept.

Day 5:

17622274_10155151813078200_1868773715_o.jpg

Today we woke up with the call of Marcial, the shaman.They did operation to his son in the hospital. He needed 150 Sol for this and asked to us. But we said we cannot pay this. It wasn’t lie. We already paid 50 Sol for the medicine. My savings are less than ever now. Because of that, I am thinking to find a job in Colombia. So I am not a rich tourist. I am feeling sad for the children and Marcial. But I cannot help them.

The owner of the place went to Costa Rica. He got stollen there. He lost his passport. So he cannot come back to Peru for a month. Before going. he didn’t leave any money to this family. Their only income is the ceremonies. If there is no client, there is no money. Shaman has 5 children. The children are eating so so little. They don’t have money to buy food. If we leave our food around, they eat them too. We bought food for 10 days. So we started o hide them. Because otherwise I will be hungry. But it makes me feel so bad. I don’t want to eat something when they are hungry. It is like torture.

I wished to give classes to the children for 2 weeks. But we don’t want to stay here in this situation. Because this is the worst thing,. Seeing someone who needs help and you cannot help them. And it got awkward when we said no to him when he asked money.

I will give my last class today. We plan to go to Iquitos on Sunday and find a ship going to Leticia. We wanted to see the other villages being close to here.

To be continued…

1 Comment

  1. Merhaba Hazal

    Üçüncü gün Şaman sana ne verdiyse aynısından istiyorum 😊

    Şaka bi tarafa da cesaretine hayran kaldım yani ben olsam bilmediğim bir ülke de asla böyle karışım vs içemem

    Like

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s