Diaries Of Amazon – Part 2

For English, please look below!

6. Gün:

Yarın ayrılmaya karar verdik. Bir gün daha beklemek istemedik. Dün çocuklarla son dersimi verdim. Bugün sabahtan kalkıp kahvaltı yaptık. Kaldığımız köyün bir kısmında yaşayan vahşi maymunlar var. Biz de onların olduğu bölgeye gitmek istiyorduk. Öğlen yola düştük ve ormanda maymunların yaşadığı bölgeye gittik.

Bizi Pepe adında bir maymun karşıladı. Maymunlar doğal ortamlarında ama onları besleyen köylüler var. Bu yüzden de hepsinin birer adı var. Pepe önce çok arkadaş canlısı olsa daha sonradan aşk ızdıraba dönüşmeye başladı. Önce ellerimden tutup onunla ağaca tırmanmam için ısrar etti. Baktı gelmiyorum bacağıma sarılıp çılgınlar gibi bağırmaya başladı. Canımı yakmak için değil de beni ikna etmek için bacağımdan da ısırmaya başladı. Canım bak kendine gel elimden kaza çıkacak diyemedim. “Mauro, beni kurtar istersen” diye yakardım. Daha sonra köylü bir çocuk gelip üstüne biraz şu dökersek gideceğini söyledi. Maymunlar da kedi gibi sudan hoşlanmıyor herhalde. Biraz suyun yardımıyla çılgın Pepe’den kurtulduk ve koşarak uzaklaştık. Kusura bakma Pepe!

Daha sonra Alman arkadaşımızın kaldığı tekneye gittik. Tekne Brezilyalı bir çocuğa ait aslında. Kendi yaptığı bu ev gibi tekneyle Brezilya’dan yola çıkıyor ve tüm Amazonları bu tekne ile dolaşıyor. Her zaman dediğim gibi yeter ki gezmek isteyin, kendinize binlerce yol bulabilirsiniz. Arkadaşların Iquitos’a alışverişe gittiğini biliyorduk ama teknede biraz dinlenip derede yüzmek için tekneye gittik. Biraz dinlenip öğle yemeğimizi yedik. Daha sonra hava bozmaya başladığı için eve geri döndük. Çantalarımızı topladık. Yarın erkenden Iquitos yolunu tutacağız. Daha sonra da Leticia’ya giden bir gemi bulmaya çalışacağız.

7. Gün:

Sabah erkenden kalkıp kahvaltı yaptık. Çantalarımız zaten hazırdı. Son hazırlıkları yaptık. Ev halkına veda ettik ve yola düştük. Limana varınca Alman arkadaşın kaldığı tekneye uğrayıp onlarla vedalaştık.

Iquitos’a giden tekneye atladık. Leticia’ya giden gemide ihtiyacımız olacak diye tuvalet kağıdı aldık. Zira bizimkileri köydeki evde kullanıp bitirmiştik. Iquistos’a varınca mototaksiye atlayıp Leticia gemilerinin kalktığı limana gitmek istediğimizi söyledik. Iquitos’un karayolu olmadığı için tek ulaşım yolu gemi veya uçak. Dolayısıyla şehirde 3 tane liman bulunuyor. Birisi yolcu gemilerinin kalktığı liman. Birisi balıkçıların kalktığı. Diğeri ise hem balıkçı hem de kargo gemilerinin kalktığı liman. Gemi ile Kolombiya veya Peru’nun güneyine doğru yol almak istiyorsanız sonuncu limanı seçmeniz gerekiyor. Yolcu limanından da gemiye binebilirsiniz ama bu gemiler çok daha pahalı. Puerto Pesqueros limanından kalkan gemiler teorik olarak kargo gemileri. Ama iki katını da yolculara ayırıyorlar. Bu katlardan birine hamağınızı kuruyorsunuz ve hamakta uyuyarak yolculuğunuzu yapıyorsunuz. Ayrıca yolculuk boyunca 3 öğün yemeğinizi de veriyorlar.

Limana vardığımızda şansımıza aynı gün saat 19:30’da Leticia’ya yola çıkan gemi bulduk. Bilet kişi başı 50 Sol. Kendi hamağınızı kendiniz getirmeniz lazım. Ama gemiden de almanız mümkün. Tabii ki her şeyde olduğu gibi hamak alırken de yapabildiğiniz kadar pazarlık yapın. Biz hamaklar için 27.5 Sol ödedik. Hamaklarımızı kurduk.

Geminin kalkmasına daha 6 saat vardı. Bu arada gidip yemek yemeye karar verdik. O esnada kaptanla tanıştık ve giderken çantalarımızı onun kamarasına bırakabileceğimizi söyledi. Teşekkür edip çantaları bıraktık. Tam gitmek üzereydik ki gemiye yabancı bir çift geldi. Bize kaç para ödediğimizi, hamakları kaça aldığımızı sordular. Biz de onlara tüm bildiklerimizi aktardık.

Daha sonra düşünüp geri döneceklerini söylediler. Sanki gemi biletini biz satıyoruz ahaha. Biz de merkeze gidip güzelce karnımızı doyurduk. İnternete girip ailelerimize köyden erken ayrıldığımızı ve gemiyle Kolombiya’ya gittiğimizi haber verdik. Benden 15 gün haber alamayacağını hayal eden annem mutluluktan havaya uçacaktı. Ailemle konuşmak bana da çok iyi gelmişti. Özellikle ormanda geçen bu garip günlerden sonra rahatlamıştım.

Vakit yaklaştığı için limana geri döndük. Yolda bize soru soran çifte denk geldik. Onlar da gelmeye karar vermişti. Hamaklarını da bizim yanımıza kurdular. Ayrıca yanlarına başka yabancı gezginler gelip hamak attı. Bir anda gringo topluluğu olduk. Büyük çantalarımızı hamaklarımızın altına koyduk. Küçük çantalarımıza ise değerli eşyalarımızı koyduk. Gece küçük çantalarımıza sarılıp uyuyacağız. Çünkü bu gemilerde hırsızlık çok oluyor, özellikle yabancıysan ilk seni buluyorlar.

Sonunda vakit geldi ve gemi yola çıktı. Bugün akşam yemeği verirler diye bekliyorduk. Kek gibi saat 22:00’ye kadar bekleyince umudumuzu kaybettik ve aşağıdaki kantin bozması yerden yemek aldık. Geminin terasında yemeğimizi yedik, sigaramızı içtik. Şimdi de çantalara sarılıp uyumak için hamaklara yollanıyoruz.

8. Gün:

Sabah 6:30’da kahvaltının gelmesiyle uyandık. Tahıllı süt, iki somun tereyağlı ekmek. Kahvaltımızı yaptık. Nerede olduğumuza baktık. Yolu yarılamıştık. Yarın sabahtan muhtemelen varmış olacağız. Gemi Peru’nun sınır şehri Santa Rosa’ya kadar gidiyor. Santa Rosa’nın karşısı, yani nehrin diğer yakası ise Leticia, Kolombiya. Bu yüzden Santa Rosa’ya vardığımızda Leticia’ya geçmek için minik bir tekne bulmamız gerekecek.

Öğleden sonra:

Günü neredeyse bitirmek üzereyiz. Gemi gün boyunca mal bırakmak için Amazonlar’daki köylerde durdu. Her durduğu yerde ise koyun yerlileri gemiye çıkıp yolculara çerez, kek, dondurma satmaya çalışıyordu. Biz de gemide aşırı sıkıldığımız için hepsinden birer bir şey aldık. Hamaklarda sallanıp aldıklarımızı yedik.

Öğlen yemeğimiz geldi. Pilav, bir tavuk butu, iki çeşit sos. Tavuğumu Avustralya’lı bir çocuğa verdim. Eskiden etin değdiği şeyi yemezdim. Bu yolda aç kalmamak için ne yediğime hiç bakmaz oldum.

Hava gün boyu aşırı sıcaktı. Öğlen sıcaktan bayılıp hepimiz şekerleme yaptık. Ama çok sıcak olduğu için terlemekten uyandım bir saat sonra. Kaldığımız katın üstü teras. Doğal olarak güneş çıkınca direkt tepemizdeymiş gibi oluyor. O yüzden gün boyunca yemek yeme, terleme, terasa çıkıp serinlemeye çalışma, tekrar aşağı inme, biraz daha yemek yeme gibi bir döngüye girdik. Ama hamaklardan izlediğimiz manzara, uğradığımız tüm köyler çok güzel. Leticia’ya ise bayağı bir yaklaştık. Sanırım yarın sabah erkenden varacağız.

Akşam terasta Mauro ile mate içiyorduk. O esnada akşam yemeğini vermişler. Kimse de terasta biri var mı, bir bakayım haber vereyim dememiş. Hayır, gün boyu yemek yedik. Asla aç değiliz ama o kadar para verdik. O yemek bizim hakkımız. Mutfağa inip yemeğimizi aldık. Almaz olaydık. Patatesli işkembe yemeği yapmışlar, onu da pilav üstüne yapıştırmışlar. İşkembeleri ayıklayana kadar canım çıktı.

Yemeğimizi yedikten hemen sonra bir kasabaya yanaştık. Kaptan burada 2 saat duracağımızı ve istersek gemiden inebileceğimizi söyledi. Biz de 2 gün sonra karaya ayak basmanın heyecanı ile kasabaya gittik. Dondurma alıp meydanda oturduk. (Evet, hala yemeye devam ediyoruz.) Daha sonra çantaları çok boş bırakmak istemediğimiz için gemiye geri döndük. Biraz kitap okuyup eksik blog yazılarımı tamamladım. Gece 01:00 gibi uykuya dalmışım.

9. Gün:

Sabah 06:00’da Santa Rosa’ya vardık. Biz daha gemiden inmeden bir tekneci geldi, bizi kişi başı 6 Sol’den karşıya geçirebileceğini söyledi. Diğer tüm yabancı gezginler de dahil oldu. Adamla anlaştık. Hamakları söktük, eşyaları topladık. Santa Rosa’ya indik ama Peru’dan çıkış yapmamız gerekiyordu. Fakat gümrük ofisi saat 08:00’de açılıyormuş. Dolayısıyla neredeyse 2 saat beklememiz gerekiyordu.

Tekneciye bizi beklemesini söyledik. Kahvaltı yapmak için bir yere gittik. Ofis açılınca sırayla ülkeden çıkış işlemlerimizi yaptık. Peru’da tam 2 ay 1 hafta kalmışım. İşlemler bitince tekneye atladık ve Leticia’ya 10 dakikada vardık. Giriş işlemlerimizi yaptık. Artık resmi olarak Kolombiya’daydım.

Kendimize kalacak bir yer bulduk. Buradan Bogota’ya gitmek için tek şansımız uçak. Çünkü Iquitos’un aksine Letcia’dan gemiyle Kolombiya’nın başka şehrine gidiş şansınız yok. Iquitos gibi karayolu da olmadığı için tek çıkış yolunuz havayolu.

Leticia o kadar küçük ki yürüyerek havaalanına vardık. Sanırım bizim Balıkesir’in otobüs terminalı Leticia’nın havaalanından daha büyük. Şansımıza ertesi güne ucuz bilet bulduk. Öğlen uçuşuyla Bogota’ya gidiyoruz!

10. Gün:

Sabah erkenden kalkıp duş aldık. Kolombiya kahvesi içmek için kendimizi dışarı attık. Bir kahve bağımlısı olarak cennetteyim şu anda. Kendimize küçük bir kahvehane bulup kahvelerimizi içtik. Yine, yeni, yeniden eşyalarımızı toplamak için hostele geri döndük.

Bugün Amazonlar’daki son günüm. Burada yaşadıklarım, deneyimlediğim her şey beni çok etkiledi ve sanırım biraz da değiştirdi. 6 aydır yoldayım. Bu zamana kadar birçok şey deneyimledim. Bazıları beni gerçekten etkiledi. Ama Amazonlar bu konuda zirveyi taşıyor sanırım. Şaman aile ile yaşadıklarımız, Ayahuasca, o pırıl pırıl çocuklara ders vermem, ne kadar zor bir hayat yaşadıklarını onlarla deneyimlemem… Dünya, gerçekten hiç bildiğimiz gibi değil ve hayal bile edemeyeceğimiz bir sürü yaşam var. Biz şehirlerde kendi rutinimize gömülmüş giderken ve elimizdekilerden şikayet ederken, bir yerlerde elinde hiçbir şey olmayan ama bizden çok daha mutlu olan insanlar var. Ve ben hayatımın 10 gününe dahil olup bana bunu gösteren o insanlara çok teşekkür ediyorum. Sizinle tanışma fırsatı bulduğum için çok mutluyum.

Day 6:

We decided to leave tomorrow. We didn’t want to wait a day more. I gave my last lesson to the kids. Today we woke up and had breakfast. In some parts of our village, there are monkeys living wildly. We wanted to see them after leaving the village. After breakfast, we hit the road and walked to the part where the monkeys are.

Pepe The Monkey welcomed us. The monkeys are living there wildly. But some villagers feed them. Because of that, they all have a name. At the beginning, Pepe was very friendly. But later he changed and got aggressive. He hold my hands and insisted me to climb the tree with him. When I didn’t accept his offer, he hugged my leg and started to scream. He was kindly biting my leg as well. Okay, my friend. Let me make this clear. If you want to convince me, this is not the best way! Later a child came and said us if we throw some water, he would leave. So we did. Ta ta! Monkeys don’t like water like cats. I didn’t know that. So Pepe left me and we run away from there! Sorry Pepe. But it was good to know you.

After the monkey place, we went to the boat where our German friend stays. Actually, the boat belongs to a Brazilian guy. He made this boat and started to travel on the rivers of Amazon on this boat. I always say that there are thousand ways to travel. They were in Iquitos for shopping when we went there. We rested for a while, and swam in the river. Later we returned to home and packed our stuff. Tomorrow we’ll go to Iquitos and try to find a ship going to Leticia.

Day 7:

We woke up early and had breakfast. Our backpacks were already ready. We said goodbye to the kids. It was time to go. Before taking the boat to Iquitos, we visited our German friend to say goodbye.

When we arrived to Iquitos, we took a mototaxi aka tuktuk and said we wanted to go to the port from where the ships of Leticia sail. There is no highway to Iquitos. Your only chance to get there is airway or seaway. Because of that, it has 3 ports. One of them is for passengers. The other ones are for fisher or cargo ships. But some cargo ships are carrying passengers as well. And they are cheaper than passenger ships. So if you want to go to Colombia or to the south of Peru in a cheap way, you should find the port we used. It is called Puerto Pesqueros. Technically it is a port of cargo ships. But these ships have two floors for passengers where people sleep on hammocks.

When we arrived to the port, we found a ship sailing to Leticia at 19:30 today. We paid 50 Sol for each person. They don’t give you hammocks. So you have to bring yours. We bought it on the ship. We paid 27.50 Sol for one hammock. Of course, like for everything you have to bargain for hammocks. The guy we bought it helped us to set our hammocks.

There were still 6 hours until the sailing. We decided to eat something and call our families. Because we had said them we were going to stay in the jungle for 2 weeks. Before going, we met the captain. And he let us leave our backpacks in his cabin. Later a foreign copule came and asked us about the ticket price, and the details of the journey. We answered them and left the ship.

We got connected with our families and said we were going to Leticia, Colombia. My mom wasn’t expecting a call from me and she became so happy that she couldn’t talk for a while. I felt good when I talk with her. Because we spent a tough week in the jungle and it made me feel good when I heard her voice.

We went back to the ship. We came across the couple that asked us questions. They decided to take this ship. They set their hammocks next to us. Then a few foreign came and set their hammocks near us, too. We are like a gringo team. We put our backpacks under the hammock. We kept our valuable stuff in our little bags. We will sleep with them, like hugging. Because on these ships, burglary is very common. Especially if you are a foreign.

Finally we sailed. We were waiting for dinner. Because the food is included on the ship. Later we learnt that first night they don’t give dinner. So we bought some food. We went up to the terrace and ate them. Now we’ll sleep while hugging our bags.

Day 8:

At 06:30, they woke us for breakfast. One glass of milk with cereals, two loaf of bread with butter. We checked where we are. We almost went the half way. I think tomorrow we will arrive early to Santa Roca. To go to Leticia, you take a ship going to Santa Rosa. Santa Rosa is in the coast of the river. The other coast is Leticia. So we should find a boat from Santa Rosa to Leticia when we arrive.



In the afternoon:

We are about to finish the day.  The ship stopped almost in every village of Amazon. Whenever it stopped, the sellers from the village came to the ship. So we kept buying things. Because we were bored. We just swung and ate all day.

The lunch was served. Rice, chicken, 2 sauces. I gave my chicken to an Australian guy. Before this trip, I would never eat something if it touched to the meat. But on this journey, I am eating without thinking.

The weather was so hot. Because of that, we napped in the noon. The terrace is above us. If it’s hot, you’re feeling the sun like there is nothing above you. So we ate, slept, woke up, repeat… But the view on the ship from where we lay is perfect. I cannot complain. We are really close to Leticia.

We were drinking mate with Mauro in the evening.They had given the dinner in that time. Nobody noticed us! So we had to go to the kitchen and ask for our dinner. We were totally full actually. Because we ate all day. But the dinner is ours. So we should eat it haha. It was kind of weird dinner. But we weren’t expecting so much.

After the dinner, we stopped by a town. The captain told us we were here for 2 hours. So we went out and got an ice cream like we didn’t eat something whole day. Later we didn’t feel good about leaving the bags on the ship. We came back. I read a little and cempleted my blog posts. I slept around 01:00 am.

Day 9:

In the morning, at 06:00 am, we arrived to Santa Rosa. Before leaving the ship. a man came and told us he could take us to Leticia for 6 Sol per person. So we and the other backpacker decided to take his boat. We should have gone to Immigration Office to go out from Peru. So went to Santa Rosa. But the office was opening at 08:00. We had 2 hours to wait. We went somewhere to have breakfast. Later we did our documentation and took the boat to Leticia. We did the documentation to enter to Colombia. So I was officially in Colombia!

We found a place to stay. The only chance to go to Bogota from Leticia is to take a plane. You can take ship from Iquitos to somewhere. But from Leticia you don’t have this chance. There is no roadway from Leticia as well.

Leticia is so small that we just walked to the airport. We learnt that there was a cheap flight from here. So we bought our ticket. Tomorrow in the afternoon we are going to Bogota!


Day 10:

We woke up early and took a shower. We went out to drink Colombian coffee. As I am an addicted to coffee, I feel like I am in a paradise now. We found a little coffee shop and had breakfast. And once again we went back to the hostel to pack our staff.

Today is the last day of me in Amazon. What I lived here, I experienced impressed me so much and changed me. I am travelling for 6 months. I experienced a lot of things. Some of them really affected me. But Amazon is on the top. What we lived with the family, Shaman, the ceremony, the hard life the people are living there…The world is not like we know and there a lot of different lives that we cannot even imagine. We are living in the cities and having a lot of things. But we still feel unhappy. But they don’t have anything for us, city people. But they are happier than us. And I thank them all who has been in my life for 10 days. I am so happy that I had a chance to know them.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s