Capital of Peru: Lima

Please look below for english!

Bolivya’dan sonra Arequipa’ya giden otobüse atladım. Önceden bulduğum gönüllülük işine gitmekti planım. Ama şehre vardığımda bana geri dönüş yapmadılar. Birkaç gün şehirde kalıp bekledim. Hala cevap gelmeyince ümidimi kestim ve Lima’ya gitmek için kendime bilet aldım. Bu esnada Arequipa’yı çok az gezdim. Hava çok güzel değildi ve montumu da yeni kaybettiğim için hostelde kalmayı tercih ettim.

Cordoba’da aynı hostelde gönüllü olarak çalıştığımız canım arkadaşım Nadege, Lima’nın sahil kasabası Punta Hermosa’da gönüllü olarak çalışıyordu. Önce onu ziyaret ettim ve birkaç gün onunla kaldım. Daha sonra ise Lima’ya geçtim.

Bu gezide bildiğim bir şeyi tekrar öğrendim. Ben büyük şehir insanıyım. Ne kadar yaşaması sıkıntılı da olsa büyük şehirlerin o hareketliliğini, kendi içindeki armoniyi seviyorum. Lima, Peru’nun gerisiyle alakası olmayan bir şehir. İçinde tam 10 milyonu barındırıyor. Hayliyle oldukça globalleşmiş. Trafiği bol, beyaz yakalısı da, büyük binaları da. Bunun bir getirisi olarak da H&M, Starbucks gibi global markalara da ev sahipliği yapıyor. Aslından diğer büyük şehirlerden pek bir farkı yok.

Lima’da kendime Couchsurfing’ten ev sahibi bulmuştum. Kendisi San Isidro’da kalıyordu. San Isidro, Lima’nın daha lüks semtlerinden biri. Beyaz yakalıların yaşadığı bir semt. Ayrıca merkeze de yakın.
Bu kadar büyük yerde yapılacak şey çok. Ama ben bir bağımlı olarak ilk günümde alışveriş merkezine gidip H&M’de vakit geçirdim hahaha 😁 Çünkü kendime almam gereken şeyler vardı ve uzun süredir çölde veya daha gelişmemiş yerlerde geziyordum. Eski alışkanlıklarımın birazını yapmak bile evdeymişim gibi hissettiriyor. O yüzden bir gün de olsa İstanbul’da gibi bir gün geçirmek istedim.

İkinci günümü Lima’nın merkezinde geçirmeye karar verdim. Neredeyse tüm müzeler merkezde bulunuyor. Hükümet Sarayı da merkezde. Giriş ücretsiz ama internetten rezervasyon yapmanız gerekiyor. Benim ev sahibim benim için önceden yapmıştı. Merkeze erkenden gidip önce burayı ziyaret ettim. Grup halinde içeri alıyorlar. Benim grubumda sonradan hemşire olduklarını öğrendiğim bu mavişler vardı. Her şeyin önünde tek sıra olup poz verdiler. 😂

Hükümet Sarayı’ndan sonra Merkez Bankası’nın müzesini ziyarete gittim. Banka müzesinin de girişi ücretsiz. İçeride ispanyol istilasından son döneme kadar basılmış tüm paraları görmek mümkün. Ayrıca iki katta da sanat eserlerinin sergilendiği ve Peru’da sanat akımlarının anlatıldığı bölümü var.

Peru mutfağı, Dünya’da en önemli mutfaklardan biri. Güney Amerika’a yemek açısından en fazla çeşit bulabileceğiniz yer burası. O yüzden Perulular tarafından da bu konuya oldukça önem veriliyor. Merkezde Peru Gastronomi Müzesi’ni ziyaret etmeniz mümkün. Yaklaşık 15 Peru Sol’u vererek müzeye giriş yapıyorsunuz. İçeride Peru yemek tarihini yıllara bölünmüş olarak görmeniz mümkün. Ayrıca her bölgede yetişen meyve ve sebzeleri, buna bağlı olarak da bölgelere has yemekleri sergilemişler. Müzeyi gezdikten sonra bizim gibi geniş mutfağı olan bir ülkenin neden gastronomi müzesi yok diye düşündüm. Sonra neyimiz düzgün ki bu düzgün olsun dedim. 😂

Saat 12:00’yi denk getirirseniz, merkezde hükümet binasının önünde askerlerin nöbet değişimi törenini görebilirsiniz. Meydanda büyük bir kalabalık görürseniz oraya doğru koşun. Ben töreni unutmuştum. Kalabalığı görünce oraya doğru koşup töreni yakaladım. ☺

Gün ortası olunca karnım hayli acıkmıştı. Meydanın arka tarafında, nehrin hemen yanında Peru Mutfağı Fuarı bulunuyor. Tüm geleneksel yemeklere ve içeceklere burada denk gelebilirsiniz. Fiyatı da oldukça uygun. Benim favorim Papa Rellena ve Causa. Bunun dışında et, balık ve tavuk yemekleri açısından bol çeşitlilik mevcut.

Yemek yedikten sonra son durak olarak tren istasyonunu ziyaret ettim. Eski tren istasyonu şu anda müzeye çevrilmiş. Girişi yine ücretsiz. Hem Peru tren yolları tarihinin anlatıldığı hem de Peru’da konuşulan yerel dillerin incelendiği bölümleri var. Peru’da dağlara veya Amazonlara giderseniz yerel halkın başka dil konuştuğunu duyarsınız. Yerlilerin konuştuğu bu dilin adı Quechua. Bildiğin marka gibi. Benim de çadır, mat, sırt çantası Quechua marka. Sağ olsunlar marka adını da koca koca yazmışlar hepsinin üstüne. Bolivya veya Peru’da çantamı sırtıma alınca Quechua Kültürünü Kalkındırma ve Yaşatma Derneği’nin başkanı gibi dolaştığımı hissediyorum. Reklamını yaptığım için Peru hükümeti beni maaşa bağlasa olur yani.

İkinci günümü müzeler arasında koşturarak geçirdikten sonra diğer günlerimi Miraflores ve Barranco için ayırmaya karar verdim.

Miraflores, şu anda şehrin turistik merkezi. Tüm hosteller burada bulunuyor. Ayrıca eski Lima’lıların semti olduğu için de zengin ve refah bir semt. Kocaman bir sahili bulunan Miraflores’te sahile inip çimlere yayılabilirsiniz. Onun dışında turistik olduğu için restoranlar görece daha pahalı. Bir şeyler alıp sahilde yiyip içmek daha ekonomik.

Barranco ise yine eski semtlerinden biri Lima’nın. Eski binaları ile Cihangir’e benziyor. Yine sahili bulunan bu semte genelde plajı için gidenler de var. En önemli atraksiyonu ise Puente de los Suspiros. Bu köprüden ilk defa geçtiğinizde dilek tutarsanız olacağına inanıyorlar. Ben de dileğimi tuttum, olmasını bekliyorum. 😂

Lima’da son günlerime gelirken ev sahibimin arkadaşının doğum gününe gittik. Evde oturduk, konuşurken arkadaşı Türk bir şirketle çalıştıklarını ve şirket sahibinin de burada olduğunu söyledi. Sonra doğum gününe davet etti tanışalım diye. Türk işadamı deyince gözümde canlanan Kayseri’li göbekli esmer bir adamdı doğrusu.

Erkan Abi gelince bayağı şaşırdım o yüzden. Kendisi bayağı Cem Uzan gibi modern, sarışın mavi gözlü bir adamdı. 😂 Hemen muhabbete daldık. Gezimden çok etkilendi, hem de çok tebrik etti beni. Daha sonra bir Türk dayanışması olarak gel yarın beraber gezelim dedi. “Ben Hilton’da kalıyorum burada, sabah gel kahvaltı yapalım. Sonra da benim ortakla Lima’da gezecektik. Sen de takıl bizimle” dedi.

Aylardır çölde, köyde kalıyorum. Her şeyimi hesaplayarak gidiyorum. Hilton’da kahvaltı, klimalı arabayla şehir turu. Cennetten arsa almışım gibi mutlu oldum. Hemen teklifi kabul ettim. Sabah güzel bir kahvaltı yaptık. Daha sonra ortağı ile buluştuk. Bizi arabayla otelden aldı. Beraber gezmek için Pachacamac’a gidelim dedi. Pachacamac, Lima’nın hemen dışında hem İnka öncesi hem de İnka sonrası kullanılmış eski bir şehir. İçeride önce müzeyi geziyorsunuz daha sonra ise rehberli veya rehbersiz şehri dolaşıyorsunuz.

Biz tabii rehberli gezdik. Zenginlique. Müzede karşılaştığım en ilgi çekici şey aşağıda fotoğrafını paylaştığım düğümler oldu. Sevgili inkalar yazı kullanmıyormuş. Yani bildiğimiz gibi bir alfabeleri falan yok ama veritabanları var. Bayağı elde yaptıkları diskleri. Bizim gibi onluk sistem kullanan inkalar erzak, nüfus sayımı gibi şeyleri bu iplere kodluyorlar. İlk sıra 4 basamak, daha sonrası 3., 2., 1. Yani en üst sırada üç düğüm varsa 3000, daha sonra 4 ise 400, sonraki 2 ise 20, sonuncusu 7 ise 7. Toplamı: 3427. 🤗 Her köyün de bu disklerden sorumlu bir kişisi var. Kişi bu dataları tutup başkent Cusco’ya taşıyor. Böylece nerede, ne, ne kadar üretildi belli. Yalnız yazılı bir formülü olmadığı için günümüzde bunlar okunamıyor. Yani sayılar belli ama neyin sayısı o belli değil. Sadece yapan biliyor. E tabi bunları yapan da yaklaşık 5000 sene önce öldü. Ayrıca sadece sayım değil haberleri iletmek için bilgi taşıdıklarına da inanılıyor. Ben bu inkalardan korkuyorum biraz. Sen bu kadar zekayı nerede buldun çöl sıcağında mesela? Uzaylılar? Olabilir.

Bu ilginç antik şehirden sonra ise Lima’nın güzel restoranlarından birine sushi yemeğe gittik. Sushi ❤ Ben. Daha sonra ise günümüzü bitirdik ve uzun bir ara sonra gördüğüm bu konfor dolu anlara veda ettim.

Cem Uzan gibi Erkan Abi 😂

Amacım Peru’da önce Cusco’ya gitmekti ama yağmur sezonu olduğu için herkes daha sonra gitmemi söyledi. Ben de kendime Peru’nun sahilinde, sörf cenneti Lobitos’ta gönüllülük işi buldum ve Ekvator sınırına doğru yol almaya başladım.

After Bolivia, I took a bus to Arequipa. I was planning to do a volunteering job there. But they didn’t respond me when I arrived to Arequipa. So I decided to go to Punta Hermosa which is a close town to Lima and where one of my friends working as a volunteer. After visiting her for a few days, I went to Lima and met with my Couchsurfer host.

I always know it. But on this trip, I approved that I am a city person. I know you’re generally suffering in big cities. But I love their movement, energy. Lima is a big city which is completely different apart from the rest of Peru. The population of Lima is 10M. So it is globalized by big brands, foreign companies. It has traffic jam, but also a lot of expats. It has global brands like Starbucks, H&M etc. So it is so similar to other big cities. I stayed in San Isidro where my host lives. It is a rich neighborhood and safe. It is also close to the center.

You can find a lot of things to do in Lima. But as I’m an addicted, I wanted to spend my first day in a mall. 😂 Okey. I needed a few stuff. So I wanted to check H&M and feel like home for one day. Because I was in a desert, little towns, away from civilization for a long time. So I needed to charge myself.

On my second day, I went to the center of Lima where Government Palace and lots of museums are. To visit Government Palace, you have to do online reservation. My host had already done it for me. I woke up early and went to there at first. They are accepting people as 10 people groups. After visiting there, I went to Museum of National Bank of Peru. It has a museum about the whole money types of Peru from Spanish conquest to now. Also they have an art section. It is free to visit.

Peruvian Cuisine is very famous worldwide. In South America, it is the most delicious one and they have a lot of options. So in the center there is Peruvian Gastronomy Museum. The entrance fee is 15 soles. Inside you can see all special fruits and vegetables which grow in Peru. Also you can see the all types of foods like street food, bread types, foods of Amazon etc.


At 12:00 pm, the soldiers of Goverment Palace change their duties. So they are doing some kind of ceremony. I had forgetten about it. But later I heard the voices and saw the crowd being in front of the garden. So I ran to catch it! 😁

I got hungry in the afternoon. I went to street food fair which is near the river. In that fair, you can find all Peruvian foods and try whatever you want. Also they are so cheap. My favorite ones are Papa Rellena and Causa.

As my last stop, after having lunch, I went to train station which is a museum right now. It is free to visit. It has a section about the history of Peruvian railway. Also it has a section of Peruvian literature. In Peru and Bolivia, native ones speak another language, called Quechua. Yeah. Like brand. Most of my stuff is Quechua also. Whenever I carry my backpack here, I feel myself like a representive of Quechua culture. 😂

After spending my second day between the museum, I visited Miraflores and Barranco in other days. Miraflores is the center of tourists nowadays. The hostels are in there. It has a very beautiful coast where you can do picnic in the park watching the sunset. But as it’s touristic, the restaurants are expensive.


Barranco is an old neighborhood which is similar to Cihangir, Istanbul. There is a bridge called Puente de los Suspiros. They believe if you wish something when you cross it for the first time, your wish will be true. I wished, too. Waiting to become true!

On my last days in Lima, I went a birthday party with my host. The birthday guy said he was working with a Turkish company about a project and the boss of the company was in Lima also. He invited him so we could meet. I won’t lie. If you say a Turkish businessman, I imagine a fat man with dark beard and not well educated. But he was so modern and not looking like a standard Turkish man.

We came along very well. He got impressed by my journey and wanted to help me. And for the next day he invited me to his hotel, Double Tree By Hilton for having breakfast and told me he was going to visit the city with his Peruvian work partner. I said yes. After traveling for a long time, out of my comfort zone, this offer was like living in heaven for one day!
We had a huge breakfast together. Later his partner came with an expensive car to take us Pachacamac which is a pre Inka city, out of Lima.

Inside the city, there is a museum where you can learn the history of it. Later we visited the city with a guide. Of course!

The most interesting thing that I saw in the city was this. Incas didn’t use letter. They didn’t have an alphabet as we use now. But they had an information system to record the population, datas of agriculture etc. As you can see below they were using ropes to record the numbers. First knot was thousand. Second one was hundred etc. So you can calculate the number looking how many knots they made. But they didn’t write the formules of them. So we can calculate the numbers. But we don’t know what the lines represented. Every town had a responsible for these records and they were carrying all information to the capital, Cusco. And they were the only ones who knew what they represented. I am a little afraid of Incas. They were so intelligent. How can be? Maybe they were communicating with aliens.

After this interesting old city, we went to a wonderful sushi restaurant. I ❤ Sushi. The sad part came and I said goodbye to this awesome day.

I was planning to go to Cusco at first. But as I didn’t have a coat and all people told me it’s raining season in Cusco, I found a volunteering job in the north of Peru for myself. I bought my ticket and hit the road to Lobitos, the paradise of surfers.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s