The Oldest Surfers of Peru: Huanchaco

   

Written by:

For English, please look below!

Trujillo‘ya vardığımızda hemen Huanchaco‘ya gitmek için otobüsleri sorduk ve bize terminalin biraz ilerisinden geçtiklerini öğrendik. Bir tanesine atlayıp yirmi dakika içinde Huanchaco’ya ulaştık. Huanchaco, Trujillo’nun sahil kasabası. Trujillo’da yaşayanlar hafta sonu denize girmek için buraya geliyor.

Huanchaco’ya ulaşınca kendimize kalabileceğimiz bir hostel bulduk. Hostel, büyük iskelenin tam karşısında, merkezi. Adı ise La Gringa. Güney Amerika’da yabancılara gringo/a diye sesleniyorlar. Daha çok küçümsemek için bu kelimeyi kullansalar da ben artık duymaya alıştım. O yüzden takmıyorum. Bizdeki ecnebi gibi bir kelime. Kaldığımız hostelin sahibi Amerikalı deli bir kadın. Bu yüzden hostelin adı La Gringa.

Lobitos’ta beraber çalıştığımız arkadaşlardan ikisi buraya başka bir hostelde çalışmaya gelmişti. Ama hala buradalar mı emin değildik. Zaten küçük bir yerde kaldığımız için karşılaşırız diye düşündük. Kahvaltı yapmak için bir yer bulduk. Yemek yedikten sonra etrafı dolaşmaya başladık. Daha geleli bir saat olmuştu ki Lobitos’taki arkadaşlardan biriyle karşılaştık. Bizi görünce şok. Hemen kaldıkları yeri söyledi. Gidip diğer arkadaşları selamladık. Herkes bizi görünce şaşırdı. Kimseye haber vermemiştik çünkü.

Öğlen sahile gitmeye karar verdik. Birkaç saat sonra sahilde buluştuk. Okyanusun büyük dalgalarını görmek beni aşırı mutlu ediyordu önceden. Ama dalgalar yüzünden doğru düzgün yüzemedikçe sinirlerim bozulmaya başladı. Sürekli bir suyla mücadele hali. Huanchaco’da ise daha beter. Çünkü sahil küçük taşlarla dolu. Dalgalar içinde taşlarla gelip bacaklarınızı dövüyor. Bir de gelen dalgalar aşırı kuvvetli. Ben tabii ki sakatlanmayı sevdiğim için daha ilk günden dalgadan sert bir darbe alıp düştüm. Daha sonra dalga ile geri sürüklendim. Ayağımla kendimi durdurmaya çalıştığım için ayağımın bir kısmını orada bıraktım. Kan revan içinde çıkıp dedim başlarım böyle işe. 😔

Sonraki bir iki gün denize giremedim. Zaten bu olaydan sonra giresim de yoktu. Terlik bile giyemiyordum. İlk günlerim biraz işkenceye döndü bu yüzden. Huanchaco’daki günlerimiz sakin, birbirine benzer geçiyordu. Sabah sahile gidiyor, öğle ve akşam yemeklerini dışarıda yiyorduk. Gece de ya happy hour yapılan bir bara gidiyorduk ya da içkileri alıp sahilde iniyorduk.

Huanchaco’ya giderseniz göreceğiniz ilk şey bu tipik balıkçı tekneleri. Caballitos de Totora denilen bu teknelerin sörf için kullanılan en eski tablalar olduğuna inanılıyor. Ayrıca balıkçıların da denize açılmak için yüzlerce yıldır kullandığı araçlar bunlar. Şu anda balıkçılar tarafından kullanılsa da turistler için kiralanabilenleri de var. Huanchaco’da sahilde yürürken bu egzotik teknelerin sahil boyu dik bir şekilde park edildiğini görüyorsunuz.

Huanchaco, tam bir yazlık beldesi. Lobitos’un aşırı ıssızlığından sonra burasının canlılığı, yemeklerinin leziz ve ucuz oluşu aşırı hoşumuza gitti. Birkaç gün kalıp devam edeceğiz diye düşünürken Lobitos ekibinden bir arkadaşın daha gelmesiyle neredeyse bir hafta Huanchaco’da geçirdik.

Her salı Jan Pix adlı barda salsa gecesi yapılıyor ve tüm kasaba buraya akıyor. Diğer günlerde tipik Latin müziklerinin çaldığı güzel bir bar. Yemeklerimizi ise neredeyse her gün Menu Land‘de yedik. Envai çeşit hamburger ve menüye sahip olan mekan ayrıca aşırı ucuzdu. Sadece 6 Sol ödeyerek tıka basa doyabiliyordunuz. Burada yemeğinizi yerseniz hemen karşısındaki pastaneden de bir tatlı yemeği ihmal etmeyin.

Huanchaco’da kaldığımız hafta tüm Peru’da karnaval sezonuydu. Tüm ülkede Cumartesi günü karnaval yürüyüşleri olacaktı. Ben daha erken gitmeyi düşünsem de karnavala kalmaya karar verdim. O gece herkes sokaklarda kostümlerle dans edip içiyordu. Biz de arkadaşlarla içip eğlenmekten karnaval yürüyüşünün çoğunu görmedik bile. Ertesi gün ise tüm kasaba bomboştu. Herkes öğlene kadar uyudu sanırım. 😂

Huanchaco, özetle yemek yeme, içme ve tüm gün yatma üzerine geçti. Lobitos ekibiyle de tekrar bir araya geldiğimiz için de ayrıca keyifliydi. Bundan sonra ayrı rotalarımız olduğu için bir daha karşılaşamayacağız diye düşündük ve hatıra olarak herkesle bir örnek bileklik alarak bileğimize taktık.

Ben artık Cusco‘nun beni çağırdığını biliyordum. Hem de kendime 1 Mart’ta başlamak için yine resim yapacağım bir gönüllülük işi ayarlamıştım. O yüzden Lima’ya doğru otostop çekmeye karar verdim. Oradan da Cusco’ya giden otobüse binecektim. Diğer arkadaşlara veda ettim. Mauro da Amazonlara gideceği için belki Cusco dönüşü denk gelir beraber gideriz diye düşündük. Yolda kimin ne yapacağı belli olmadığı için söz vermeden veda ettik.

Sabah erkenden güneye giden otobana çıktım. Onbeş dakika bekledikten sonra Lima’ya giden bir kamyon durdu. Perulular aşırı acayip olabiliyor. Bizdeki İngiliz turistleri rahatsız eden magandalar gibi onlar da her gördüğü beyaz tenliye bir ilgi peşinde. Kamyonuna bindiğim şoför de yol boyunca Perulu kadınları yerip yabancı kadınların ne kadar iyi olduğundan bahsetti durdu. Bir şey yapmaya yeltenmedi ama gereksiz diyaloglarıyla beni tedirgin etti. Bu yüzden Peru’da bir daha otostop çekmemeye karar verdim.

Mesafeler uzak olduğu için otobüs fiyatları aşırı pahalı Peru’da. Ben de sürekli otobüse bindiğim için burada oldukça bütçe dışına çıktım. Otostop çekememek bütçemi sarstı. Ama kar edeceğim derken de kendi güvenliğimi tehlikeye atamam. Yolda parayı takmadan o günün keyfini çıkartmayı öğrendim. Yarın bile dönüyor olsam altı aydır harika şeyler gördüm diye mutluyum. Ne kadar param kaldı diye dert edip bugünümü mahvetmeye niyetim yok. Ama hedefimi de hep aklımda tutuyorum. Amacım rotamı tamamlamak ve bunu başarabilmek için elimden geleni yapmak. Bu yüzden Kolombiya’da ne olursa olsun iş bulmam gerekiyor.

When we arrived in Trujillo, we asked about buses to Huanchaco. We found out where to catch them and headed there. We took a bus and arrived in Huanchaco in about 20 minutes. Huanchaco is a coastal town next to Trujillo. People from Trujillo come here on weekends to enjoy the beach.

Once we arrived, we found a place to stay. It was a hostel in the center, right across from a big pier statue. The hostel is called La Gringa. In Latin America, people often call tourists “gringo” or “gringa.” It is usually meant in a negative way, but I have gotten used to it and do not mind. The hostel got its name because the owner is a lively American woman.

Two of our friends who had worked at the same hostel in Lobitos moved to Huanchaco to work elsewhere. We were not sure if they were still there, so we did not contact them beforehand. After dropping off our bags, we had breakfast and started walking around town. Then, unexpectedly, we ran into one of them! He was shocked to see us and told us where the others were staying. We went to visit them, and they were just as surprised to see us too.

We decided to go to the beach together and have lunch later. In the past, seeing the ocean waves used to make me really happy. However, I started to get tired of struggling to swim and began missing the calmness of the sea. Swimming in the ocean is almost impossible. I would just get in the water and try to survive against the giant waves. In Huanchaco, it was even worse because the beach was full of small rocks. The waves carried these rocks and hit your legs. On my first day, while I was trying to get out of the water, a wave knocked me down and dragged me along. I scratched my foot on the rocks and ended up with a big, bloody wound. I could not even wear my flip-flops for a few days. Sorry, ocean! You tried to drown me once, and now you have hurt me. I am definitely reconsidering our relationship!

The days in Huanchaco passed quietly and felt very similar to each other. We were like a group of retired old people, doing the same things every day. We spent our mornings on the beach, visited the same places to eat, and went out every night to enjoy happy hour drinks.

If you visit Huanchaco, you will notice a unique type of fishing boat called Caballitos de Totora. They are believed to be the very first surfboards and have been used by fishermen for ages. You can still rent them for a tour. While walking along the beach, you will see these boats lined up all along the coast.

Huanchaco is truly a summer town. After the “ghost town” feel of Lobitos, the colorful life in Huanchaco made me really happy. There are many affordable restaurants and pubs that serve delicious food. After a few days, another friend from the Lobitos team joined us, and we spent almost a week together.

Every Tuesday, a bar called Jan Pix hosts a salsa night where almost everyone in town shows up. On other days, it is a great spot for typical Latin music. We ate at Menu Land almost every day. They offer many options for burgers and plates, and the best part is how cheap it is. You only pay 6 soles and leave full. If you eat there, do not forget to try the desserts at the bakery right across the street.

While we were in Huanchaco, it was carnival time in Peru. On Saturday, they held a parade in town. I was supposed to leave earlier but decided to stay an extra day to experience the festivities. Everyone was out on the streets drinking and dancing in costumes. We started drinking so early that I only caught part of the parade! The next day, the streets were empty as everyone was hungover and resting at home.

Huanchaco is a perfect place to relax and enjoy good food. For me, it was even more fun because I was with my Lobitos team. We even bought matching bracelets to remember our group because, after Huanchaco, we were all going our separate ways.

I felt it was time to go to Cusco. I had found a volunteering job there and was supposed to start on March 1st. I would be painting murals at a hostel again. I decided to hitchhike to Lima and then take a bus to Cusco. I said goodbye to my friends. Mauro was heading to the Amazon, just like me, so maybe we would meet again there. But you never know what happens on the road, so we did not make any promises.

Early in the morning, I went to the road heading south. After waiting for a while, a truck going to Lima picked me up. Peruvians can be a bit curious sometimes. If you are a foreigner with lighter skin, you can see the interest in their eyes. The driver was talking oddly during the ride; he complained about Peruvian women and praised foreign women. It made me a bit uncomfortable. I tried to stay calm and not provoke him. I could not change vehicles because we were in the middle of nowhere. Fortunately, he did not try anything, but I decided not to hitchhike again in Peru.

Distances between cities in Peru are very long, so taking buses is expensive. Because of that, I had already spent more than I planned. Hitchhiking helped save money, but safety is more important. On the other hand, I have learned to enjoy life without worrying too much about my budget. Even if this adventure ends because of money, I will be happy with everything I have done. I do not want to ruin my experience by stressing about finances. I will do whatever it takes to complete my journey, and I know I need to find a job in Colombia to earn some money.

One response to “The Oldest Surfers of Peru: Huanchaco”

  1. Efe yasin zorlu Avatar
    Efe yasin zorlu

    Merhaba Hazal

    Tekrar geçmiş olsun okyanusta ki kazan için ve seninle tanışmama vesile olan Youtube videon da paranın bittiğini söylemiştin iş bulmaliyim diye bahsediyordun

    Like

Thoughts, tips, or just saying hi? Drop a comment!