New Year Eve By The Ocean

For english please look below! ✌🏻

Valparaiso’dan sonra La Serena’ya gitmek için kartonumuzu hazırladık. Otobüse atlayıp şehrin dışına çıktık. Bu sefer kattedeceğimiz yol daha uzundu ve varmamız sürecekti. Nico’yla yerimizi aldık ve dönüşümlü olarak otostop çekmeye başladık. Daha başlayalı beş dakika olmuştu ki durduğumuz yerde otobüsten dört kişi indi. Başladılar otostop çekmeye. Ben de bir yandan gülmeye başladım. “Oha bunlar çok bekler, dört kişi ne?” falan diye atıp tutuyorum. Ama nasıl çabalıyorlar, atlaya zıplaya arabalara otostop çekiyorlar. Derken beş dakika olmadan bir araba durdu ve hepsini aldı. Ben şok. Nasıl olur!? Hem de biz daha önce gelmiştik. Önümüzde durup nasibimize atladılar diye aşırı sinir oldum.

Bir yandan otostopa devam edip bir yandan da sövüyorum bunlara. Nico beni sakinleştirmeye çalışıyor. Ben böyle iş mi olur diye aşırı sinirliyim. Neyse yarım saat bekledikten sonra bir kamyon durdu. Yarı yola kadar gidiyorum dedi. Atladık kamyona.

Şoförle sohbete başladık. Adam ısrarla sevgili miyiz, değilsek neden değiliz diye sorguluyor. Tamam söz sevgili olacağız abicim senin için, takma kafana falan dedik en sonunda. Sohbetin bir yerinde ot içiyor musunuza döndü. Ben ot olmadan yol alamıyorum dedi, yaktı bir tane.

O anda Nico tüm alman genleriyle gerildi. Allahım kesin öleceğiz bakışları atıyor. Ben de gayet sakinim. Yok ya ölmeyiz sakin ol diye bakışlarla cevap veriyorum. Bir ara gizli bir şey söyleyeceğim diye ingilizce konuştuk. Adam ne diyorsun diye sordu. İyice kıllanacak diye işaret diline geçtik Nico’yla. Sonunda kazasız belasız yarı yola geldik. Adam sizi iyi bir noktada bırakacağım diye anayoldan çıktı. Benzin istasyonunun olduğu bir yere bıraktı. Genelde de kamyoncular iyi noktaları biliyor diye ses etmedim.

Allahım resmen kuş uçmuyor, kervan geçmiyor bıraktığı yerde. Araba geçse otostop çekeceğiz, araba yok. Anayola gitsek, gidilecek mesafede değil. İyice akşam olmaya başladı. Bizim La Serena’da hostelde rezervasyonumuz var. Neyse ki bıraktığı yerde otobüs durağı var ve La Serena otobüsleri geçiyor. Dedik iyice geç oldu binelim otobüse bari. Yoksa geceye kalacağız ve varmamız da gecikecek bayağı.

Atladık otobüse. La Serena’ya gece vardık. Hosteli bulduk, yerleştik. Hosteli de yeni yılı kutlayacağımız için parti hosteli seçtik. Gençlik işte. Ertesi gün ortalığı dolaşalım diye bisiklet kiraladık. Merhaba amele yanığı. Ben zaten Santiago’daki evde terliklerimi kaybettim. Duşa bile sandaletlerimle giriyorum. Bisikletli günden sonra da ayaklarımda hala geçmeyen üç bantlı amele yanığı oldu.

Hemen görmemişler gibi denize gittik. Ben hayatımda ilk defa okyanusta yüzeceğim diye yeni yaptırdığım dövmeyi tınlamadan denize girdim. Arkadaşlar okyanus suyu aşırı tuzlu. Beş dakika durdum, dövmem mayıştı gitti. Allahım hepsi mi gidecek diyordum. Ama sadece bir kısmında siyahlık yok. Gölge gibi oldu gerçi. 🙃 Diğer yandan okyanus aşırı soğuk yüzülmüyor diyorlar. Ama bana aşırı soğuk gelmedi. Gerçi ben yüzmeyi Türkiye’nin en soğuk denizinde Akçay’da öğrendim. Bana koymadı zaar. Antalya’lı insan ölebilir okyanusta.

Bir de büyük dalgalar falan aşırı heyecanlı da burada kimse yüzmüyor. Sörf yapılıyor evet. Ama yüzmek imkansız. Olay şu. Denize giriyorsun. İki kulaç atıyorsun. Dalga seni beş kulaç geriye atıyor. Dolayısıyla denizde durduğun zaman zarfında dalgalar seni dövüyor, sen de yüzdüm sanıyorsun. Tek mantıklı hareket kıyıda çimmek veya sörf yapmak.

İlk günü deniz ve bisiklet olarak geçirdik. La Serena, Şili’nin koloni zamanından kalma şehri. En eski yerleşkelerden biri yani. Fakat biz yeni yıl arefesinde gittiğimiz için neredeyse her yer kapalıydı. Sağı solu gördük ama size anlatabileceğim müzevari yer görmedim.

İkinci gün de yeni yıl anı gelmişti. Siz yeni yıla girerken ben daha saat 18:00’da akşam yemeği pişiriyordum. Hayat… Plan şuydu. On buçuğa kadar içilecek. Onikiye girmek için sahilr gidilecek. Daha sonra hostele dönüp içmeye devam edilecek. Planımızı aynen uyguladık uslu çocuklar olarak.

Yılbaşında çektiğim tek fotoğrafın bu olması? Teşekkürler.

Hostele döndük. Bir yandan dans ediliyor, bir yandan içiliyor. Bir çocukla dans ediyoruz. Bir şey sordu daha sonra. Cevap verdim. “Aaa sen latin değil misin?” dedi. “Yok, ne alaka?” dedim. “E o zaman nasıl dans etmeyi biliyorsun böyle?” dedi. “LATİNLER DIŞINDA KİMSE DANS EDEMİYOR MU?” dedim. Ama aşırı onore oldum, çaktırmıyorum. Çünkü bir latinin başkasına latin gibi dans ediyorsun demesi inanılmaz iltifat. Herhalde yani. 😌

Yılbaşını yaptıktan sonra Nico’yla yollarımızı ayırdık. O Santiago’ya geri dönüp Bogota’ya giden bir uçağa bindi. Bense Caldera’ya gitmek için otostop hazırlığına giriştim.

Amacım San Pedro De Atacama’ya ulaşmaktı. Ama mesafe çok uzun olduğu için arada durmam gerekiyordu. La Serena’dan sonra meşhur Atacama Çölü başlıyor. Yani Şili’nin yarısı çöl aslında. Şehirler kıyıda yer alıyor. İç şehirler ise maden şehirleri. Çünkü çölde çok değerli madem rezervleri var ve Şili’nin en büyük gelir kaynağı bunlar.

Caldera için Couchsurfing’te arama yaptım. Sadece tek bir host çıktı. Gerçekten şehirde tek insan var. O da 60 yaşında ruhen benden daha genç tatlı mı tatlı bir adam. Caldera’nın tek hostu beni kabul etti. Zenginlerin tatil yeri olan Bahia Inglesa Caldera’nın hemen yanı. İki günümü hem sahilcilik yaparak hem de 60 yaşındaki çılgın hostumun arkadaşlarıyla huzur dolu geçirdim ve yollandım Antofagasta’ya.

Caldera’nın tek hostu çılgın Jorge Amca 😂

Antofagasta’da da iki host değiştirdim. Çölden önce son medeniyetim olduğu için planladığımdan biraz daha uzun kaldım. Kaldığım ikinci aile beni kızları gibi benimsedi ve evimdeymişim gibi ağırlandım. Antofagasta, Santiago’dan sonra Şili’nin en büyük ikinci şehri. Şansıma evinde kaldığım hostum fotoğrafçıydı. Benim kaldığım zaman sa belediyenin tiyatro, müzik gibi etkinlikler yaptığı festivali vardı. O da görevli olarak fotoğraf çekmeye gittiği için ben de onunla etkinliklere gittim. Aylar sonra tiyatro izlemenin verdiği mutluluk harikaydı.

Yolda olmanın en güzel tarafı karşınıza planlamadığınız güzelliklerin çıkması. Caldera’da kimsenin bilmediği bir sahilde yüzdüm. Antofagasta’da çölde yetişen bir domatesin tadına baktım. Gezerken sabahtan akşama bir şeyler yapmıyorsunuz. Ama o gün bir şeye denk geliyorsunuz ve hayatınız boyunca onu unutmayacağınızı biliyorsunuz. Aslında mutluluk gerçekten küçük şeylerde. Sadece görmeyi bilmek lazım.

Büyük çöl maceralarımı bir sonraki yazımda göreceksiniz. Umarım bana acımazsınız. 😂

After Valparaiso, we prepare ourselves to hitchhike to La Serena. We took a bus and went to outside of the city. This time our distance was longer and it would take more time to arrive there. We settled near the highway and started to hitchhike. After five minutes later, 4 persons group came up where we were standing and started to hitchhike. I started to laugh. Because hitchhiking with 4 people is like impossible. You cannot find a lift like that. So it had been 10 minutes, a car stopped by and lifted them all. FOUR PERSONS! I was like: “Nooooo! We came first!” I got so angry that they stole our lift. And it’s unbelievable that they could find a lift.

So I kept hitchhiking and swearing them. Nico tried to calm me down. Whatever. After half an hour, a truck stopped for us and we got in. He said he could lift us untill the half way.

We started to chat with the driver. He insisted to ask us if we are lovers or not. He couldn’t accept that people can be friends and travel together. At the end, I gave up and said we’ll be lovers to make him happy. Later he asked us if we smoke weed and said he cannot drive without smoking one. And he lighted up one joint.

At this moment, I saw Nico got nervous and started to look at me like “Are we gonna die?” I was just too calm and responding him with my eyes “Don’t worry. We won’t die!” Once we talked something secret in english. The driver asked us what we talked about. So not to make him curious again we started to do this weird body language. Finally we came to half way without any accident. The driver went out from highway and said us he would drop us in a good point to hitchhike again. Generally the truck drivers know the best. So I didn’t say anything.

But where he dropped us, there was NOTHING! Not a car, nor a humanbeing. There were a gas station, a bus station and some restaurants. But barely a car was passing by. So it was the worst point to hitchhike. We tried our chance a little. But it got late. So we decided to take a bus. Because we had a reservation in La Serena and we were far away from the highway. So taking the bus was the only option to get out of there.

We arrived safely to La Serena and found the hostel. As we went there to celebrate the new year eve, we chose a party hostel. Because why not? On our firat day, we rented bikes to see the city. Hello weird sun burnts! As I lost my flip flops in Santiago, I started to take a shower with my sandals. After this biking day, my feet became like zebra fur because of weird tanned parts.

Lighthouse of La Serena

We went directly to the beach. I was so excited that I would swim in the ocean for the first time in my life. So I didn’t care about my new tattoo. But I lost some ink on it. 😔 They generally say that ocean is so cold and hard to swim. Buy my city has the coldest sea of Turkey. So I didn’t feel it’s so so cold. But if you just seim in warm seas, you can die in the ocean.
And seeing all big waves is so exciting. But you cannot swim in the ocean. You can surf, of course. But trying to swim is like fighting to the waves. So the best thing to do in the ocean is surfing or staying close to the beach.

So we spent our first day by biking and swimming. La Serena is a colonial city. So it is one of the oldest city of Chile. Because of that you can see a lot of old buildings in the city. But when we were there, it was the time of new year and everywhere was closed. So I cannot talk about a museum in La Serena. I just walked around and saw the buildings.

On our second day, it was the time of new year. So this was the plan: Drinking until 22:30, going to the beach for 00:00, coming back to hostel to deink until morning. So we did the plan without any mistake.

We came back to hostel. I was dancing with a guy. In a point, he asked me something. I answered and he understood that I am foreigner. He said: “You are not a latin!” I said: “No. Should I be?” He answered: “No. But you’re dancing like a latin. How did you learn it?” I was like: “Latin is the only nation that can dance in the world!?” By the way, if a latin say to you you’re dancing like a latin, it is a really really huge thing.

After celebrating new year, I said goodbye to Nico. He had a flight from Santiago to Bogota and I had to keep going to Caldera.

My purpose was to reach San Pedro de Atacama. But the distance was so long and I wanted to stop in some cities to rest. After La Serena, Atacama Desert starts and continue till Peru. So it’s huge. And after this point, there are cities on the coast. The other cities being inside are mining cities.

Because in the desert there are so many mine reserves and they are the most important part of Chilean economy.

I looked in Couchsurfing for Caldera. But appearantly there is just one active host in Caldera. And he is a 60 years old man. You may think he is old. But he is crazier then me. He accepted me to his house. Caldera has a famous town called Bahia Inglesa where rich people go for vacation. It has perfect beaches. So I spent my 2 days in Caldera near the sea with the friends of my host, just peacefully. Later I went to Antofagasta.

I changed two hosts in Antofagasta. Here was my last civilizated place before going to the heart of Atacama Desert. So I spent time in Antofagasta more than I planned. My second host was a lovely family and accepted me like their daughter. Antofa is the second biggest city of Chile. By chance, the host where I stayed was a photographer. And it was the time of a festival in the city. So he had to take photos in the events like theater, cinema. And I could go with him to these events. After a long time, I went a play of theater and I was so so happy for that.

Best part of being on the road is coming across to beautiful thing that you cannot imagine. I am trying to write the most important parts of my journey. But I experience a lot of wonderful things between them. For example, in Caldera I swam in a natural pool that nobody knows. In Antofagasta, I ate a tomato that grew in desert. So while you’re traveling, it is not like everything is wonderful. But the thing making special is the details you experience along the way. Actually happiness is hidden in the details on if you know how to see.

For my great story in desert, please follow the new post. I hope you won’t pity me. 😌

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s