For English, please click here!

Her seyyahın yola çıkmadan önce ilham aldığı birileri vardır. Bu bazen birisi, bazen bir kitap, bazen de bir film olur. Benim ilham kaynağım bir film, aslında bir insan: Che Guevara. Motorsiklet Günlükleri’ni izledikten sonra Che’nin yaptığı rota ve Güney Amerika’nın capcanlı renkleri, farklı kültürü beni derinden etkilemişti. Tüm imkansızlıklarına rağmen güler yüzünü eksik etmeyen insanların kıtası, o andan itibaren beni çağırmaya başlamıştı.

Bu yolları aşıp onun gibi bir devrim yapmayacağım elbette. Ama ben kendi devrimimi yapmak istiyorum. Tüm o insanları tanımak, onlarla dans etmek, onlara yardım etmek ve yolun sonunda bambaşka bir insan olmak istiyorum. Che gibi bu yolda bir motorum ve yakın bir arkadaşım olmayacağı için daha zorlu şeyler beni bekliyor. Bu yüzden rotada bazı değişiklikler yapmam gerekti.

İlk durağım Buenos Aires. Orijinaline göre Buenos Aires’ten Bariloche’ye gitmem gerekiyor. Fakat burası daha da güneyde kaldığı için yazın bile soğuk bir iklimi var. Kopenhag’ın Latin Amerika versiyonu yani. Dolayısıyla ben Arjantin’i ortadan geçerek Şili’ye ulaşmayı planlıyorum.

Ayrıca rotamın sonunda minik bir değişiklik yapmak durumunda kaldım. Normalde rotamın Caracas’ta (Venezüela) son bulması gerekiyor. Fakat oradaki gezginlerden öğrendiğim üzere Venezüela şu anda yabancılar, hatta yerliler için de güvenli değil. Cesur olabilirim. Ama o kadar değil. Venezüela’nın yerine Meksika’ya devam etmeye karar verdim. Maddi olarak yeterli olursam da ABD ve Kanada’ya devam edeceğim. Bunun dışında gideceğim yol Che’nin rotası ile hemen hemen aynı.

Peki neden bu yolculuğa Eylül’de başlıyorum? Çünkü Eylül, Güney Amerika’da ilkbahar başlangıcı. Yola en güneyden başlayıp kuzeye kadar gideceğim. Böylece bir sene boyunca kış yaşamayacağım. Kış yaşamayacağım demek sandığınız gibi her gün denize gireceğim demek değil. Kışsız bir seyahat, hafif bir çanta demek. Ne kadar hafif çanta, o kadar rahat seyahat.

Tabii ki çizdiğim rotaya yüzde yüz uyma imkanım yok. Eminim ki rotama planda olmayan yerler katacağım veya güvenlik açısından bazılarından vazgeçmem gerekecek.

Çünkü bir seyyahın ortalama bir planı olması güzeldir. Ama rotanın seyyaha sormadan kendi kendini oluşturması daha da güzel! 

Every traveler has an inspiration for their journey. Mine comes from a movie — well, actually, from a man: Che Guevara. After watching The Motorcycle Diaries, I was deeply impressed by the colorful culture of South America, and I knew I had to go there. I felt like all those people, who smile every day despite their hardships, were inviting me.

I want to follow in Che’s footsteps. Now, I know I won’t start a revolution like he did. But I do want to create my own personal revolution. I want to meet the people, dance with them, and maybe help where I can. Unlike Che, I don’t have a friend or a motorcycle on this journey. So, my path will be a bit more challenging. That’s why I made some changes to his original route.

In the movie, they start from Buenos Aires and head south to Bariloche. But Bariloche is quite far south, and even in summer, it’s cold. So, I plan to head to Chile instead, passing through Córdoba and Mendoza along the way.

Another change I’ve made is to my final destination. Originally, the route ends in Caracas, Venezuela. But I’ve learned that Venezuela isn’t safe, not even for locals, let alone foreigners. Because of that, I’ll skip Caracas and head toward Mexico instead. If I’m able, I’ll continue on to the USA and Canada. Aside from these changes, my route will follow Che’s almost exactly.

Why did I choose September to start this journey? Because that’s when spring begins in South America. I’ll be starting in Buenos Aires and working my way north, which means I won’t experience winter for a whole year. Not that I’ll be swimming every day… (Or maybe I will 🙂). What it really means is that my backpack will be lighter, and the lighter my backpack, the more comfortable I’ll be on the road.

I’m not saying I have everything planned out perfectly or that I won’t ever change my route. I’m sure I’ll change my mind, whether because of safety concerns or simply for my own enjoyment. It’s always good for a traveler to have a plan. But it’s even better when the journey creates its own path without asking for permission.

Thoughts, tips, or just saying hi? Drop a comment!